sevimyakici

  • 3/9/2007 - Bismillah
  •  

     


    En mukaddes kelimedir, o her hayrın başıdır
    Selamete devir açan boy’a gerek bismillah
    Mübarek bir definedir, kutlu yakut taşıdır
    Karanlığa ışık saçan yay'a gerek bismillah

     

    İslamın tek nişanesi, hayrı yok onsuz işin
    Sahipsiz kalmak nicedir, nefsini yen bir düşün
    Rabbin kapısına kulluk olsun en büyük düş’ün

    Zikriyle kendinden geçen kay’a gerek bismillah

     

    İpek tenli kök toprakta intisapla kapı açar
    Allahın emrine uyup taşları deler geçer
    Zerredeki hakikatler besmeleyle nur saçar
    Gündüzün narıyla uçan çiy’e gerek bismillah

     

    Kainatı okumanın şifresidir bilirsen
    Rahmet ile muhabbetin sofrasıdır gelirsen
    Sonsuzluğa erişmenin alasıdır alırsan
    Gençliğiyle ömür biçen toy’a gerek bismillah

     

    Tüm mevcudat hal diliyle vird-i zeban ediyor
    Küredeki her bir zerre senin kulunum diyor
    Yaradılış hikmetini  besmeleyle tadıyor
    YAR aşkıyla serden geçen soy’a gerek bismillah


    Rahman ve Rahim adıyla merhamete ulaşır
    Ufuklara pervaz eder, semalarda dolaşır
    Uzakları yakın eder, dimağlara bulaşır
    İhlas ile nefes içen ney’e gerek bismillah

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16/12/2006 - ÇEÇENİSTAN YANIYOR
  • ................ 

    Gözyaşları sessizce yol bulurken geceye
    Haysiyetle çağlıyor asil Çeçen Dağları
    Kalpler kıbleye dönük, tebessümler Yüceye
    Zulümlerle ağlıyor Çeçenistan Dağları

    Mahşeri kucaklarken yüzünün akı ile
    Tahtını mamur ettin bileğin hakkı ile
    Kılavuzun Hamza’nın nurlu afakı ile
    Selameti sağlıyor asil Çeçen Dağları

    Tekbirler heybetiyle direnişe hükmeder
    İmanlı çehrelerde hüs-ü hal olmuş keder
    Şehitler kanatlanmış kutlu müjdeye gider
    Beratını bağlıyor Çeçenistan Dağları

    Şeyh Şamil yadigarı, o ecdadın mirası
    Alev alev yanmakta orda Türk’ün balası
    Gayesiz beyinlerle sarılmazken yarası
    Yürekleri dağlıyor asil Çeçen Dağları

    Onlar Allah yolunda reddederken vahşeti
    Bedir’i aratmıyor Davanın haysiyeti
    En koyu kıvamında yaşıyorken dehşeti
    Şahadeti yeğliyor Çeçenistan Dağları

    Bu dağlar yıkılamaz kalesidir imanın
    Hesabı verilecek kanla boyanan anın
    Kinle sulanan nefret utancıyken zamanın
    Vicdanları doğruyor asil Çeçen Dağları

    15.12.2006 BURSA  /  SEVİM YAKICI
    (c) Şiirin tüm hakları şairin kendisine ve/veya
    temsilcisine aittir.....

     

    Çeçenistan Şahinleri onlar...Karlı dağların korkusuz mücahitleri....Bir kaç dakika sonra öleceklerini hissediyorlar ve öyle secdeye duruyorlar sanki... Sonra da  toprağa düşüyorlar başı dik...... Gülerek ve namaz kılarak tek tek ölüyorlar....... Simalarındaki derin huzuru kıskanmamak elimde değil....Göz yaşlarıma hakim olamadığım gibi….
    Onlar da cennete talipler... Bizler de... Peki biz?
    Oraya Hangi yüzümüzle gideceğiz? 
     
    Ağlaya ağlaya yazdığım ilk şiirdir
     Bu Şiirler bitmeyecek
    Bu Dağlar yıkılmayacak
    Bu Kalemler susmayacak

    Yorum ( 9 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/8/2006 - AH FİLİSTİN AĞLA
  • ................ 

     

    AĞLA FİLİSTİN
    Yüzünde tomurcuklar, mermiler kollarında
    Kimsesiz misin bebek, ah sen, vuruluyorsun!
    İmansız darbelerin en iğrenç yollarında
    Tomurcuğun gülmeden her gün kırılıyorsun

    .......Paslanmış sinelerde, feryadın duyulmuyor
    .......Zulüm saltanat kurmuş, kimliğin sayılmıyor!

     

    Utanmazın alası, kalleşlik tahtı mısın?
    Sen din kardeşlerimin, o kara bahtı mısın?
    Lanetli ecdadının, zamane ahtı mısın?
    Yedi başlı canavar, kanla diriliyorsun!

    .......Rabbim seni görüyor, elbet sıran gelecek
    .......Üzülme sen ey bebek, bir gün yüzün gülecek

     

    Sen Siyonizmin tacı, çağa veba saçarsın
    İnsanlığın celladı, çıldırmış canavarsın
    Fitneye kucak açıp, nefretinle yaşarsın
    İmanlı kalkanlarla, neden geriliyorsun

    .......Ey Lübnanlı  kardeşim,  dualarım çilene,
    .......Sabır dile Rabbimden, sus düşürme diline,

     

    Duyulmaz Filistin’de annelerin feryadı
    Yıllardır “Müslüman”mış orda mazlumun adı
    Ne zaman biter bilmem bu gafletin miadı
    Ağla Filistin ağla, hakir görülüyorsun

    .......Ey din kardeşim uyan, gelmeden sıra sana
    .......Dirilmek zorundasın, artık  uyumasana!

    SEVİM YAKICI

    Yorum ( 9 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 10/1/2006 - Kargülü
  • Nicedir hasret kaldı kar güllerine kar taneleri,
    Yanar yüreğindeki sevda söndürmez kar taneleri,
    Gözünden dökülen gözyaşı değil de kar taneleri,
    Alır götürür ılık bir Şubat gününe kar taneleri,

                 Kargülü_ALMILA

                                

                 Kargülü_ALMILA

     

    Kaç fasıl geçer gider de,
    ardından ninnisi kalır rüzgarlı gecelerin.
    kuru dallardan dökülür, konfeti yerine ey yar;
    kar taneleri, üzerine “kar güllerinin”...
    ..........kızıla boyar dökülen yapraklar çileyi
    ..........savrulunca rüzgardan beyaz etekleri,
    ..........gök narların ninnisiyle ağlar sevgili,
    ..........geceleri `kar gülleri`

    serçelerin ürkekliğiyle yağan yağmur
    ardındaki feryatları yıldırımların
    şükür sızılarıyla inletir gönülleri

    bir konçerto duyulur, çok uzaklarda yalnız,
    munis bir edayla eğilir secdesine dallar,
    beyaza süzülür, gökyüzünden kaygılar,
    dökülürken kutsal merasimine gecenin,
    .........“ay bir taraftan sahitlik eder sevdasına,
    ...........bir taraftan da yıldızlar” (*)

    yosunlarıdır gövdelerin, baharlara tutunan,
    uğultusudur yorgunluğun, dallara vuran,
    titreyen ellerimdir, sana uzanamayan,
    tiz bir çığlıktır geceyi bölen, uğursuz,
    .........üşüyen yüreğimdir, sevdasına inanan...

    Dinle; bir beste fısıldıyorlar,
    periler güftede kar güllerine:
    ..........“kaderimdir tek başına savaşım yücelerde,
    ...........usul usul inen sancılı gecelerde...`


    SUNU:
    hisset sevgili, ateşinden içimde yananların,
    Yusuf’un suskusundan Züleyha’ya düşen hüzünlü ah’la,
    azaplı saatlerde duadadır “kar gülleri”…

    Ben aslında çok özel şiirlerimi pek yayınlamazdım ama ara sıra bozuyorum bu kuralı.

    Şimdi Kar güllerinden bahsetmek istiyorum size :

    Bir adı da Kamelya olan kar güllerinin yabanisi Uludağ'ın en yüksek bölgelerinde, yüce göknarların arasında yetişir. Kar güllerinin çok güzel goncaları olur, ama o goncalar üzerine kar taneleri düşmeden açmazlar.
    İlk karı bekler goncalar sabırla. Ve kar altında açar o güzelim kırmızı güllerini. Bildiğiniz katmerli güller gibidir onlar...
    Uludağın zirvelerinde Göknar ağaçları vardır. Asırlara meydan okuyan göknarlar. Bu göknarların alt kısımdaki dalları, geniş yelpazelenirler. Dönen bir dansçının etekleri gibidir sanki.
    Ve kar gülleri bu eteklerin altında yaşarlar. Çünkü her yan adam boyu kar olsa da bu eteklerin altı yemyeşil çimenlerle kaplıdırçoğu zaman... Rüzgar salladıkça eteklerini, kar taneleri o kıpkızıl çiçeklerin üzerine dökülür. Ve esen rüzgar dökülen kırmızı yaprakları savurur bembeyaz karların üzerine. Bir devri daim yaşanır ilahi.

    Muhteşem bir manzaradır, seyrine doyum olmaz. Çıkamazsınız bu tezatlardaki sırrın içinden, ve Rabbin tecellisi dersiniz çaresiz, aklınızın almayacağı izahatlarla....
    Ben yıllar önce dağcılık yaptığım günlerde görmüştüm bir kere. Ve hayatım boyunca unutamadım o kar güllerini.
    Şiirimde anlatamadım o güzelliği. naçar kaldı kalemim. gördüğünüz gibi.

    sevgilerimle

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 10/1/2006 - ONLAR BİZİM İÇİN ÖLDÜLER
  •  

     

     

                                                                   

     

     

     

          Azman Dede Balıkesir`de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi`nin Mallıca köyünden 104 yaşında Azman Dede idi.    Gençliğinde iki metreyi  aşkın  boyu, dev görünümüyle insan azmanı sayılmış,  herkes ona azman demeye başlamış,  soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı.Esas ismi adeta unutulmuştu.Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri  yardımcı  oldu. Benim sorduklarımı  kulağına  bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı. Sordukları mı cevapladı. Söz Çanakkale`ye geldiğinde o koca ihtiyar  sarsıla sarsıla,  hıçkırıklar  içinde  ağlamaya başladı.Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı :
    -"Bir hücum sırasında bölük erimişti.  Yüzbaşı  telefonla  takviye istedi.  Gece yarısı siperleri  takviye  için  istediğimiz  askerler  geldi.  Hepsi  askere  alınmış  gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek  yaşta üç-dört  asker  vardı ki hemen dikkatimizi  çekti.  Bölüğü
    düzene soktum. Yüzbaşı g elenlerle  tek  tek  ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını  düzeltiyor, sabah  yapılacak  olan süngü hücumuna hazırlıyordu.Sıra o çocuklara geldiğinde,o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular.


    Yüzbaşı sordu; "Yavrum siz kimsiniz?",içlerinden biri;"Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!.." diye cevap verdi.
    Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler.Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. "Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!.." diye.Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık.Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar.Yer gök top sesleriyle inliyordu.Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor bir gün önce  ölenlerin  kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan  toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı.
    Bir ara yüzbaşı "Azman yandık!.." diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi
      neşeli  olan  o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı.  Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!..

    Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı.
    Al sancağı teslim etti Allah`a ısmarladı.
    Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana.
    Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana.

    Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden   başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak... Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı .
    O an geldi. Birden yüzbaşı "Hücum!.." diye bağırdı.  Bütün bölük,   bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler.Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!..

    İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!.."
    Azman dede ağlıyordu.
    Ben ağlıyordum.
    Kahvede kim varsa ağlıyordu.

    Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi. Eğildi;"Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk defa anlattı ." Dedi.


    C. Bayar Üniversitesi Öğrenci Konseyi`nin hazırladığı Çanakkale adlı kitapçıktan

     

     

    Onların futbol topları yoktu.
    Hele şimdiki gibi oyuncakları hiç olmadı.
    Çaputları birbirine dolayıp bezden bir top yapmışlardı belki.
    Onunla da kimbilir kaç kez oynama fırsatı bulmuşlardı?
    Sizce en büyük eğlencelerineydi?
    Gökyüzüne salınan bir uçurtmaları olmuşmuydu?
    Gece yataklarında neyin hayaliyle uyumuşlardı?
    Hayal kurmak için hiç fırsatları olmuş muydu acaba?
    Bugünkü rahatlığımızı borçlu olduğumuz onlar,
    babaları cephede olduğu için birşeyler yapma şansına sahip

    değillerdi.
    .... ve bir gün hepsinin üzerine bir görev düştü:

    "VATAN İÇİN ÖLMEK"

    TEREDDÜT ETMEDEN GİTTİLER..
    ÖYLE GÜZEL, ÖYLE GÜZELDİ Kİ GİTTİKLERİ YERLER
    GİTTİLER VE BİR DAHA DÖNMEDİLER.....
    (alıntıdır)

     

                                                 

     

     

    Yorum ( 7 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/12/2005 - AZAP ÇİÇEKLERİYİZ
  •  

     

     

     

    Kar dağları eriyor, hilal haneye küskün,
    Azap vaktidir şimdi, nefesler gece yasta,
    Matemler firar etmiş, mecaz manaya suskun,
    İfadeler zordadır, akıllar yüce seste !

    Azap çiçekleriyiz, açarız çilelerde,
    Sürgün çiçekleriyiz, görülmeyiz her yerde,

    Bozuldu tüm yeminler, sine gömüldü sözler,
    Zindanlar vaveylada, ağıtla soldu izler,
    Sipaslar unutuldu, şirke çevrildi yüzler,
    Senedatın nerdedir, gün bitiyor aheste !

    Azap çiçekleriyiz, duacıyız seherde,
    Sürgün çiçekleriyiz, vuslatımız mahşerde,

    Can canana darılmış, ciğerparem el olmuş,
    Bakmaya doymadığım, gül yüzün nasıl solmuş,
    Son hazanda randevu, sürgün miadım dolmuş,
    Şuh notalar ardadır, hüzzam kokar bu beste!

    Azap çiçekleriyiz, mevcudumuz kürrede,
    Sürgün çiçekleriyiz, kırılırız zerrede,

    Bir ömür geçmez sensiz; ervah narınla yandı,
    Yıldızlar çok olsa da, gecemin nuru söndü,
    Ey muhacir saltanat, senin de nevrin döndü,
    Can kafeste dardadır, yetiş gel son nefeste !

    Azap çiçekleriyiz, ortağız biz her derde,
    Sürgün çiçekleriyiz, nerdesin ey yar nerde?


    SUNU:
    Sürgün çiçekleri
    bir gecede açtılar
    vuslatsız baharları
    hep yalnız yaşadılar

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/12/2005 - Kalem Nasıl Kirlenir
  •  

               Dizlere Dikkat !!!

     

     

     

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16/11/2005 - Z a l i m
  •  

     

     

     

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16/11/2005 - Eflatun Buğulu Seherler
  •  

     

    Yılların vurgunları sızıyor gözlerimden,
    gözlerim, sevdanın gölgesinde; yorgun,
    bakışlarım kilitlenmiş isimsiz düşlerime,
    tenimdeki acılar dökülür damlalarda! ...

    Ey benim yaralı yüreğim;

    Geceleri bölerdin hani öfkeyle, gamla,
    hani titretirdin hasretleri gelen akşamla,
    hani düşlerinin en sevdalı bakışıydım senin,
    hani bensiz nefes bile alamazdın ya! .....

    GÜLÜM demiştin, bana asırlar önce,
    bir güldü ömrüm; ben sana açmıştım.
    ilk aşkı anlatırdın dudaklarınla,
    o gül sende açardı bana gülünce! ...

    Öyle uzağım ki şimdi kendime,
    öyle yabancıyım ki bendeki bana,
    sevdalanmıştım tam bin yıl önceden sana,
    taşımıştım asırlarca kalbimde seni,
    derlemiştim gökten yıldız demetlerini,
    bir tapınak sunağında sunmuştum sana.....

    Eğil eğil bir kez aç gözlerini,
    hasret kokan gözlerime bir kez baksana! ..
    ben hala bıraktığın yerdeyim,
    eflatun buğulu seherlerdeyim,
    sen öyle uzakta sen öyle mahzun,
    ben beyaz yağmurlarda seni beklerim,

    kuruyan toprakların özlemi gibi! ......



    SUNU:
    o beyaz yağmurlardı ki seni bana getiren
    o beyaz yağmurlardı ki nefesimi içme çektiğimde
    seni de yüreğimde damıtan
    o beyaz yağmurlardı ki yağdıkça kokunu hissettiren

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/10/2005 - O AKŞAM
  •  

     

     

     

     

     

     

    Yorum ( 5 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Benden Size Kısaca :

    GÜL-ve-KAN DoğanGüneşUmudun,batan gün mutluluğun olsun Çünkü her gün batımı, çığ gibi büyüyerek Yeniden doğmanın arifesidir.
    . . . . . . . google

    This free script provided by

    Yazılarım

    Şiirlerim

  • Bismillah
  • ÇEÇENİSTAN YANIYOR
  • AH FİLİSTİN AĞLA
  • Kargülü
  • ONLAR BİZİM İÇİN ÖLDÜLER
  • AZAP ÇİÇEKLERİYİZ
  • Kalem Nasıl Kirlenir
  • Z a l i m
  • Eflatun Buğulu Seherler
  • O AKŞAM
  • Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • Edebiyatdefteri Sitesi Şiir Sayfam
  • Antoloji Şiir Sayfam
  • Antoloji Mesaj Sayfam

    Arkadaşlarım

  • okayyildiz
  • bengisuyum
  • nurulusoy
  • candan
  • yansimalar
  • lunkfu
  • mcbahisci
  • esin
  • false
  • ahmetarslan21
  • webmasterkaynak
  • serseri0233
  • raciegi
  • unutulan
  • edessa
  • hayalayna
  • iremcik
  • cevdetbaba91
  • ilhanm
  • aise
  • burakcam
  • hazanmevsimi
  • bereket
  • zuhalyildizinurayalper
  • yunusegi
  • omerekincimicingirt
  • <
    Sayfa: 1 - Toplam: 2
    | Sonraki Sayfa